Aziz Başkan için 5.269 kişi “EVET” dedi

aziz_yildirim_rekor_oyla_yine_baskan

Ülker Arena’da yapılan Fenerbahçe Spor Kulübü Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda Aziz Yıldırım, yeniden kulüp başkanlığa seçildi.

‘Futbolda şike’ davası kapsamından Metris Cezaevin’de tutuklu bulunan bulunan Aziz Yıldırım, genel kurulda kullanılan 5 bin 271 oydan 5 bin 269′unu alarak, 3 yıllık süre için yeniden Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı oldu. Sarı-lacivertli kulübe ilk kez 15 Şubat 1998′de başkan seçilen Yıldırım, 14 yılı aşkın sürede 10. kongresini kazandı.

Divan Başkanı Talat Yılmaz, yeni yönetim kurulu listesinin kullanılan 5 bin 271 oydan 5 bin 258′ini aldığını, diğer kurullar için de sandıktan 5 bin 244 oy çıktığını açıkladı.

15 Şubat 1998′den beri 14 yılı aşan bir süredir görevde olan Aziz Yıldırım, 16 yıl ile şu anda Fenerbahçe tarihinin en uzun süre görev yapan başkanı olan Şükrü Saracoğlu’nu geride bırakmaya hazırlanıyor.

REKOR OY ALDI

Aziz Yıldırım’ın, sarı-lacivertli kulübe bundan önce başkan seçildiği son kongre 23-24 Mayıs 2009 tarihinde yapılmıştı. Yıldırım, geçerli 6 bin 335 oyun 5 bin 53′ünü alarak, bin 216 oy alan Şadan Kalkavan’ın önünde yer almış ve 9′uncu kez Fenerbahçe’ye başkan seçilmişti. Kongrenin 3. başkan adayı Funda Sibel Pala’ya ise 66 oy çıkmıştı.

YILDIRIM’IN TEŞEKKÜR MESAJI

Sonuçların açıklanmasının ardından yönetici Ali Yıldırım, Başkan Aziz Yıldırım’ın teşekkür mesajını okudu.

Yıldırım’ın mesajı şöyle:
“Bir oy farkla adım attığım bu yolda yeniden Fenerbahçe Başkanı olmaktan büyük gurur ve onur duyuyorum. Teşekkür konuşmamı 3 yıl önce olduğu gibi kendi sesimle, sizlere dokunarak, gözlerinizin içine bakarak yapmayı çok isterdim. Bu dileğimi gerçekleştremiyor olsam dahi bana ve yönetici arkadaşlarıma güveninizden dolayı en kısa zamanda kendi sesimle teşekkür edeceğime inanıyorum. Fenerbahçe için bugüe kadar emek veren tüm arkadaşalrıma teşekkür ediyorum. Yönetimde olmayan arkadaşlarımın da bundan sonra bizimle olacağına inanıyorum. Fenerbahçe Kulübü yönetim kurulunda görev alan yeni arkadaşlarıma, kenetlenmiş, tek vücut olmuş bu koskocaman camia adına ‘Hoş geldin’ diyorum. Beni bu göreve layık gören kongre üyelerine teşekkür ediyorum. Saygılarmla.”

GECE YARISI ŞOKU

Sarı-lacivertlilerde asbaşkanlar Ali Koç ve Murat Özaydınlı, camianın tüm önde gelenlerinin ikna çabalarına rağmen göreve devam etmeyeceklerini belirtti ve yeni listeye girmedi. Hafta arasında oynanan Türkiye Kupası maçından sonra açıklama yapan Nihat Özdemir de yeni dönemde Yönetim Kurulu’nda olmayacağını açıklamıştı.

MURAT ÖZAYDINLI: TEORİLER ÜRETMEYİN

Yeni Yönetim Kurulu listesinde yer almayan Murat Özaydınlı, twitter hesabından şu açıklamayı yaptı: “Yönetimde olup olmamak önemli değil, her zaman Fenerbahçe’mizin ve Aziz Başkan’ın emrindeyiz. Lütfen bu konuda teoriler üretmeyin. Dar ağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe, dar ağacında olsak bile son sözümüz Aziz Yıldırım. Hafta içinde yine kulüpte olacağım, ne zaman ve ne kadar ihtiyaç olursa oradayim, başkanın dediği gibi; bu sevda bitmez ve Başkanımız aklanana ve tahliye edilene kadar mücadeleye devam, şimdi daha rahat mücadele zamanı her sözünüz kulubü bağlamadan mücadele zamanı.”

ESKİ LİSTEDEN 6 İSİM YOK

Aziz Yıldırım’ın yeni Yönetim Kurulu listesinde eski yönetimden Nihat Özdemir, Ali Koç, Vedat Olcay, Murat Özaydınlı, Cihan Kamer, Serhat Çeçen gibi isimler yer almadı.

İŞTE YENİ LİSTE

Başkan: Aziz Yıldırım
Asil üyeler: Abdullah Kiğılı, Mithat Yenigün, Nihat Özbağı, Alaeddin (Ali) Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ömer Temelli, Talat Yılmaz, Ender Alkaya, Ahmet Tahir Perek, İsfendiyar Zülfikari, Semih Özsoy, Tolga Deniz Aytöre, Mehmet Şekip Mosturoğlu, Hüseyin Ersan Topbaş.
Yedek üyeler: Yasemin Merçil, Ünal Uzun, Hakan Dinçay, Mustafa Serdar Erkan, Turhan Şahin, Ahmet Ketenci, Yalçın Haker.

DENETİM KURULU:

Asil: Sadettin Nalbantoğlu, Doğan Yeşin, Beraettin Kökçay, Rahbi Kanbay, M. Cengiz Oral.
Yedek: A. Güneri Özsoy, İlhan Aydoğdu, Alican Gencer

BALOTAJ KURULU:

Asil: Hüseyin Çakmakkaya, A. Alparslan Okudan, Faik İçmeli, Sinan Nazlı, Hikmet Can Müftüoğlu, Hasan Pınar, Yusuf Ekşioğlu, Erdoğan Ertem, Hızır Ekşi.
Yedek: Tevfik Cin, Yılmaz Tavukçuoğlu, R. Olgun Akçekese, Turan Yurttaş, Tolga Saygılı

DİSİPLİN KURULU:

Asil: Yüksel Acun, Murat Topçuoğlu, İsmail Tepecik, Cengiz Özbilgin, Hakkı Kurtuluş, Ahmet Baltacı, Doğan Kandemir.
Yedek: Erdoğan Şengezer, Nejdet Tolga, Recep İrfan Kuş, Can Bamyacıoğlu

SİCİL KURULU:

Asil: Nejat Dalay, Kamil Olcay Cangüler, Tamer Elçin, Mehmet Dilek, Ahmet Kovancı
Yedek: M. Fahri Özbey, Bülent Özcömert, Ali Aydemir

TARİH, MÜZE VE ARŞİV KURULU

Asil: R. Sertaç Kayserilioğlu, Selman Arınç, Yaşar Doğan, Gönül Çaylı, İbrahim Naneoğlu
Yedek: Hüseyin Ekşi, Ahmet Tavukçu, Atilla Bartın

Cannes`da ezan sesi

Cannes Film Festivali 2012

Dünyanın en önemli sinema etkinliklerinden biri olan 65. Cannes Film Festivali başladı. Cannes’ın yıldızı Fatih Akın’ın ‘ Cennetteki Çöplük’ belgeseli yine herkesin konuştuğu bir yapım oldu. Belgeselin başında uzun uzun sabah ezanı okunuyordu. Haliyle salonda “Filmlerimizde neden hiç ezan sesi yok?” diyen Yılmaz Erdoğan’ın kulaklarını çınlattı Türk davetliler…

Hürriyet Dünyası’ndan Onur Baştürk Cannes’da festivalinin tüm detaylarını adım adım takip ediyor.
İşte Onur Baştürk’ün Cannes notları:

Fatih Akın ve Çamburnu Belediye Başkanı Hüseyin Alioğlu

* Fatih Akın damgasını vurdu festivale. Özel gösterim kapsamında prömiyeri “Cennetteki Çöplük” belgeseline Çamburnu halkını ve Belediye Başkanı’nı da davet etmişti Akın. Özellikle Belediye Başkanı Hüseyin Alioğlu yabancılardan büyük övgü aldı belgesel gösterimi sonrası. Çöplüğe karşı mücadeleden ötürü.

*Fatih Akın’ın belgeselinin başında ezan sesi var! Uzun uzun sabah ezanını dinledik belgeselin başında. Haliyle Yılmaz Erdoğan’ın kulaklarını çınlattı Türk davetliler salonda… Bunu da söylemeden geçmeyelim…

* Akın’ın aynı günün akşamında Almanya standında belgeselinin after party’si vardı. Ünlü yönetmenin Soul Kitchen filminde oynayan Adam Bousdoukos dj’lik yaptı partide. Özgü Namal ve sevgilisi Başar Savur da oradaydı.

* Sonrası? Sonrası benim için hep partiden partiye koşturmakla geçti. Çünkü Cannes Film Festivali demek filmlerin yanı sıra aynı zamanda şahane partilere de gitmek demek.
Özellikle de VIP Room ve Gotha’daki partilere. Akşamüstü Nikki Beach’te başlayan festival partileri daha sonra ağırlıklı olarak bu iki popüler mekanda sürüyor.

* Cuma gecesi Özgü Namal ve yapımcı Erol Avcı’yla beraber Belvedere’in VIP Room’daki partisindeydik mesela. Namal ve sevgilisi uzun bir güney Fransa tatili sonrası soluğu Cannes’da almışlar. Onu da belirtelim.

* Ferzan Özpetek.. O da konuşuluyor festivalde. Ama katılacağı parti dolayısıyla. Özpetek filmiyle boy göstermiyor ama bir saat firmasının yarın vereceği özel partiye davetli olarak Cannes’a geliyor. Yarın ünlü yıldızların katılacağı partiye Özpetek de davetli. Partiye katılım bedelinin 5 bin euro civarında olduğu söyleniyor.

* Peki Cannes’a akın eden ünlüler nereye gider? En çok Eden adlı restorana. Robert de Niro ve Salma Hayek cuma günü mesela orada yemek yediler. Baoli Restoran da ünlü yıldızların akın ettiği bir restoran. Orada da bolca ünlü yıldız görmek olası…

Soul Kitchen filminde oynayan Adam Bousdoukos

2007′deki Cannes Film Festivali’nde, “Yaşamın Kıyısında” filmiyle ” En İyi Senaryo ” ödülü alan Fatih Akın’ın belgeseline yabancı basın büyük ilgi gösterdi. Medya ünlü yönetmen ile röportaj yapmak için sıraya girdi.

FATİH AKIN: İSTANBUL TRABZON ARASINDA FARK YOK

Uluslararası alanda tanınan ve “Müll im Garten Eden” (Cennet Bahçesindeki Çöp) adlı belgesel filmi ile Cannes Film Festivaline katılan yönetmen Fatih Akın, Trabzon’un Çamburnu köyünde bir çöp alanı oluşturulmasına karşı köy halkının direnişini gösterdiği filmi sayesinde Türkiye’yi daha iyi tanıma imkanı bulduğunu ve İstanbul dışındaki diğer bölgelerin geri kalmış olduğu şeklindeki klişelerin doğru olmadığını söyledi.

Akın, Alman Haber Ajansı’na (DPA) verdiği röportajında, film çekimlerinin Türkiye’ye bakış açısını değiştirip değiştirmediğinin sorulması üzerine, görüşlerinin değiştiğini belirterek, “Batı’da birçok kişinin kafasında, ben dahil olmak üzere, şöyle bir klişe var: ‘İstanbul Türkiye değil, kırsal kesim çok daha az gelişmiş, daha az demokratik ve daha az modern’ şeklinde. Ancak sonuçta 6 yıl boyunca bir köyde yaşadım ve tüm bu klişeleri hiçbir şekilde doğrulayamam. Direnişi organize eden felsefi açıdan güçlü, olgun ve yaratıcı insanlarla tanıştım. Bu benim için yeni bir şeydi. Bu filmin bana Türkiye’yi tümüyle tanıyabilme imkanı vermesinden dolayı çok mutluyum. Artık İstanbul ile Trabzon arasında olumsuz yönde bir fark olmadığını anlıyorum. Artık bunu fark olarak bile tanımlamak istemem” şeklinde konuştu.

CANNES FİLM FESTİVALİNDEN FOTOĞRAFLAR

Büyük babasının Çamburnu’ndan geldiğini, babaannesi ile evlenmesine izin verilmediği için büyük babasının babaannesi ile başka bir yere kaçtığını, kendisinin ise her zaman Çamburnu’nu merak ettiğini anlatan Akın, köylülerin çöp alanına karşı hukuki mücadelede güçlü bir lobi oluşturamadığını, Türkiye’de demokrasi ve hukukun olmasına rağmen mahkemelerin Alman mahkemelerine göre farklı şekilde karar verdiğini, çöp alanı oluşturulmasına karşı dava açılmasına rağmen karar verilene kadar çöp alanı oluşturulması çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Çamburnu ve çevresindeki çay alanlarını ilk gördüğü zaman Türkiye’yi, Vietnam ya da Kamboçya gibi bir Asya ülkesine benzettiğini kaydeden Akın, çevirdiği film ile başlangıçta neyi amaçladığının sorulmasına karşılık da Türk basınının ve uluslararası basının ilgisini bu olaya çekerek mahkeme davasını durdurabileceğini düşündüğünü, ancak bunun gerçekleşmediğini, bu nedenle baskıyı sürdürmek amacıyla filmi çekmeye devam ettiğini söyledi.

Karadeniz bölgesinde onlarca yıldan beri bir çöp sorunu olduğunu, halkın çöplerin daha önce denize dökülmesine karşı çıktığını, daha sonra da çöplerin Çamburnu’nda kapalı bulunan bir bakır madenine gömülmesinin düşünüldüğünü belirten Akın, Cannes Film Festivalinin de Berlin ya da Venedik film festivallerinden daha önemli olduğunu, bu nedenle filminin, en fazla gazetecinin geldiği bir forumda gösterilmesinin kendisini çok memnun ettiğini ifade etti.

Akın, filmin gösterilmesinden sonra neyi ümit ettiğinin sorulması üzerine de politikacıların yaptıklarından utanç duymalarını ve Çamburnu’nda oluşturulmakta olan çöplük alanı kapatmalarını istediğini kaydederek, ancak bunun da sonuçta bir şeyi değiştirmeyeceğini, bölgedeki sorunun kalacağını, diğer bazı ülkelerin yaptığı gibi çöplerin modern bir şekilde imha edilebilmesi için akılcı bir yol bulunması gerektiğini sözlerine ekledi.

KIBRIS KONULU “KOD ADI VENÜS”

Kıbrıs’ta 1955-1974 yılları arasında yaşanan olayları konu alan, uzun metrajlı “Kod Adı Venüs” filmi, Fransa’da Cannes film festivalinde iki farklı tarihte gösterilecek. İlk gösterim 21 Mayıs Pazartesi günü yapılacak.

Senaryo yazarlığını, yönetmenliğini ve yapımcılığını Tamer Garip’in, ana sponsorluğunu Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) yaptığı “Kod Adı Venüs” filminde 200′den fazla Kıbrıslı Türk, 12 İngiliz, 20 de Türkiye’den oyuncular rol alıyor.

KKTC, Türkiye, İngiltere, Hollanda ortak yapımı olarak yaklaşık 3 milyon TL bütçeyle çekilen filmin, Cannes Film Festivali’nin ön elemelerini geçtiği, 21-24 Mayıs 2012 tarihlerinde Festival De Palais’de gösterileceği belirtildi.

Galaya ayrıca Türkiye, KKTC ve Türk Cumhuriyetlerden bakanlarla, Gagavuzya Cumhurbaşkanı’nın da katılması bekleniyor.

27 MAYIS’TA SONA ERECEK

Festival, Claude Miller’ın, ”Therese Desqueyroux” isimli filminin gösterimiyle 27 Mayıs’ta sona erecek.

Başkanlığını Nanni Moretti’nin üstlendiği bu yılki jüride Filistinli oyuncu ve yönetmen Hiam Abbass, İngiliz yönetmen Andrea Arnold, Fransız oyuncu Emmanuelle Devos, Alman oyuncu Diane Kruger, İngiliz oyuncu Ewan Mc Gregor, ABD’li yapımcı Alexander Payne, Haitili yönetmen ve yapımcı Raoul Peck yer alıyor.

Festivalde 30′a yakın ülkeden 91 film gösterilecek. Festivalin bu yılki logosu 1962′de hayatını kaybeden Hollywood’un efsanevi oyuncusu Marilyn Monroe’un siyah beyaz fotoğrafı oldu.

Festivalde verilecek Altın Palmiye ödülü için 4 bin 300 film arasında seçilen 22 film şöyle sıralanıyor.
Jacques Audiard’ın “De Rouille et D’os”, Leos’un Carax’ın “Holy Motors”, David Cronenberg’in “Cosmopolis”, Lee Daniels’in “The Paperboy”, Andrew DOminik’in “Killing them softly”, Matteo Garrone’un “Realty”, Michael Haneke’nin “Love”, John Hillcoat’ın “Lawless”, Hong Sangsoo’nun “In another country”, Im Sangsoo’nun “Taste of Money”, Abbas Kiarostami’nin “Like someone in Love”, Ken Loch’ın “The angels share”, Sergei Loznitsa’nın “In the fog”, Christian Mungiu’nun “Beyond the Hills”, Yousry Nasrallah’ın “Baad el Mawkeaa”, Jeff Nichols’un “Mud”, Alain Resnais’in “Vous n’avez encore rien vu”, Carlos Reygadas’ın “Post Tenebras Lux”, Walter Salles’in, “On the Road”, Ulrich Seidl’in, “Paradise: Love”, Thomas Vinterberg’in “The Hunt”

KISA METRAJLI TÜRK FİLMİ

Bu yılki festival, Türk sineması için de ayrı bir önem taşıyan etkinliklere sahne olacak.
65. Cannes Film Festivalinde, kısa metrajlı filmler kategorisinde yarışacak eserler arasına Türk yönetmen Rezan Yeşilbaş’ın “Sessiz” isimli filmi de yer alıyor. “Sessiz”, yarışmaya gönderilen 4 bin 500 film içinden jürinin seçtiği 10 kısa metrajlı film arasına girmeyi başardı.

Uludere ile ilgili çok sert açıklama

erdogan-sirnak-uludere-34-vatandas-sehit

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Uludere olayında ilk istihbaratın ABD’den sağlandığına ilişkin Amerikan gazetesindeki haberin uydurma olduğunu söyleyerek, “Genelkurmay Başkanımız özellikle kendi alanına ile ilgili yönelik cevaplamasını yapmıştır. Türkiye’yi anamuhalefet partisi CHP’nin yönetmediğini, idare etmediğini çok iyi biliyorum. Ama kurumlarımızın da, kendi ilgi alanları ile ilgili konuları cevaplamalarını doğru olduğuna inanıyorum” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan’ın Varna kentinde Bulgar meslektaşı Boyko Borisov ve Katar Başbakanı Hamed Bin Casim Bin Cebr El Tani ile bir araya geldi.

Ankara’dan Başbakanlığı ait ‘Ana’ uçaıyla beraberindeki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Orman ve Su Bakanı Veysel Eroğlu, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ile birlikte 12.30’da Bulgaristan’ın Varna kentine geldi. Başbakan Erdoğan daha sonra Karadeniz kıyısında Bulgaristan’ın devrik diktatörü Todor Vijkov’un yazlık ikametgah olarak kullandığı Euxinograd Sarayı’nda Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov tarafından karşılandı. Ardından Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ve Katar Başbakanı Hamed Bin Casim Bin Cebr El Tani, sarayın önünde birlikte fotoğraf çektirdi.

Daha sonra 3 başbakan, basına kapalı olarak Türkiye ve Bulgaristan’daki taşkınları önlemek için yapılması planlanan Suakacağı Barajı, Ruşçuk İstanbul otoyolu projesi ve bölgeler sorunları ile alan baş başa bir saati aşkın görüşme yaptı.

Üç başkan görüşmedin ardından Türk ve Bulgar basın mensuplarının karşısına tekrar çıkarak ortak basın toplantısı yaptı.

ANA MUHALEFET TÜRKİYE’Yİ YÖNETMİYOR

Başbakan Erdoğan, Uludere olayı ile ilgili sorusu üzerine, “Genelkurmay Başkanımız özellikle kendi alanına ile ilgili yönelik cevaplamasını yapmıştır. Türkiye’yi anamuhalefet Partisi CHP’nin yönetmediğini, idare etmediğini çok iyi biliyorum. Ama kurumlarımızın da, kendi ilgi alanları ile ilgili konuları cevaplamalarını doğru olduğuna inanıyorum” dedi.

Başbakan Erdoğan, gözcü denilen insansız hava araçlarının Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emrinde hareket ettiğini dikkat çekerek, “Fakat Amerika’da uydurma bir habere kalkıp Türkiye’de hükümete veya TSK’ya bir bedel ödetmek kastı ile hareket edenler veya şu anda Amerika’daki seçimler sebebi ile orada mevcut iktidarı zora düşürme gayreti içerisinde olan bir yayın politikasını mevcut gazete kendisine gaye edinmişse, onu bilemem. Ben bu haberi, hükümeti bu seçimler öncesinde zora düşürme adımı olarak görüyorum. Zira Silahlı Kuvvetlerimizin açıkladığı gibi biz kendi insansız hava araçlarımızla hareket ederek bu adım atılmıştır ve şu anda da gerek idari, gerekse adli yargıda süreç devam etmektedir. Konuyla ilgili söyleyeceğim herhangi bir şey söz konusu değil” dedi.

GÖZLEMCİ SAYISI 3 BİNE ÇIKARILMALI

Başbakan Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın son açıklamalarını değerlendirirken ise, muhalif güçlerin Suriye’deki attıkları adımlarla ilgili hassasiyetlerinin devam ettiğini ifade etti. Türkiye ile Suriye arasında 910 kilometre sınır olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, “Bizim burada olup bitenlere duyarsız kalmamız mümkün değil. El Thni kardeşim de, biz de kendileriyle gayet iyi münasebetler içerisinde olan insanlardık. Aile hukukumuz vardı. Bu denli noktadaydık. Ama eğer halkınıza zulmederseniz o zaman da biz sizin yanınızda olamayız. Eğer bu zulüm olmamış olsaydı, bugün bu süreç aynen devam ediyor olacaktı. Ama düşünün ki 10 binin üzerinde insan öldürülüyor” dedi.

Suriye sokakların arasında tanklar ve toplar olduğuna dikkat çeken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bu insanlar öldürülüyor. Burada kalkıp Beşar ‘iyi yapıyorsun’ diyemeyiz. Buna kimsenin hakkı yok. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne hemen hemen bütün ülkeler imzasını koydu. Biz bu uluslararası hukuku bir kenara mı koyacağız. Şu anda uluslararası hukuktan tamamen uzak Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne tamamen ters bir zulüm Suriye’de cereyan etmektedir ve bu konuda bizler mazlumun yanında yer almaya, elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bunu da Beşar’ın böyle bilmesini ifade ediyoruz. Beşar şöyle demiş böyle demiş, hiç düşünmemize gerek yok ve halkın iradesinin karşısında Beşar’ın da dayanamayacağını ben yine çok açık net bugün Bulgaristan’da söylüyorum. Er veya geç halk ne derse o olacaktır. BM gözlemci sayısı 300 kişi ama yeterli değil bana göre bu sayı 3 bine çıkarılmalıdır” diye konuştu.

Basın toplantısının ardından üç başbakan birlikte öğle yemeği yedi. Erdoğan daha sonra özel uçakla Türkiye’ye döndü.

California Facebook ile zengin olacak

facebook-halka-aciliyor-nasdaq

Popüler sosyal paylaşım sitesi Facebook’un beklenen halka arzı gerçekleşti.

Şirketin halka arzı NASDAQ borsasında olurken, Facebook kurucusu Mark Zuckerberg borsanın açılış zilini çaldı.

Şirketin hisseleri 38 dolardan satışa çıkarken, Facebook’un toplam değeri 104 milyar dolar olarak belirtildi. Facebook’un tarihi halka arzı ABD’li borsaların da Cuma günü yükselişle başlamasını sağladı. Borsalar açılışlarının ilk dakikalarında yüzde 1 ve üzerinde değerlendi. En son ABD borsalarında Google’ın 2004′teki halka arz bu kadar büyük ilgi çekmişti. ÇALIŞANLAR VE CALIFORNIA ZENGİN OLACAK Facebook’un halka arzı şirketin California’daki birçok çalışanını ve eyaleti zengin edecek. Yapılan finansal araştırmalara göre, Facebook’un beklenen halka arzı California’ya 2.1 milyar dolar getirecek. Eyalete ekstra gelirin halka arzla bağlantılı olarak alınacak vergilerden geleceği ifade edildi.

Kanalizasyondan demet demet sahte dolar çıktı

manisa-demirci-de-tuvaleti-tikayan-dolarlar

Manisa’nın Demirci İlçesi’ndeki bir parkın içinde bulunan kafenin dışındaki tuvaletin tıkanması üzerine gelen belediye ekipleri, rögardan demet demet 100 dolarlık banknotların çıktığını görünce şaşkına döndü. Yaklaşık 10 bin dolarlık banknot bulunurken, polisin yaptığı incelemede bunların sahte olduğu anlaşıldı.

Demirci İlçesi’ndeki 700’üncü Yıl Parkı içinde bulunan kafenin işletmecisi 56 yaşındaki Mehmet Şenyurt, işletmenin dışında olan ve müşterilerin kullandığı tuvaletin bugün saat 12.30 sıralarında tıkanması üzerine durumu belediye ekiplerine bildirdi. Demirci Belediyesi’ne bağlı görevliler de vidanjörle gelip, tıkanıklığı gidermek için çalışma başlattı. Tuvaletin bağlı olduğu kanalizasyon hattının rögar kapağını açan ekipler, tazyikli su verdi. Bu sırada, kanalizasyon şebekesinden 100 dolarlık banknotların çıktığını gören ekipler çalışmaları durdurdu ve durumu polise bildirdi. Parka gelen polis, bir kısmı parçalanan yaklaşık 10 bin dolarlık banknota el koydu. Yapılan incelemede banknotların sahte olduğu ortaya çıktı. Sahte banknotların kime ait olduğunun belirlenmesi için başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Bad Behavior has blocked 181 access attempts in the last 7 days.